“Çocuklar sevmedikleri insanlardan bir şey öğrenmez.”
Bu söz, eğitimci Rita Pierson’a ait. 40 yılı aşkın bir süre eğitimde yer almış bir öğretmen olarak, Pierson bir TED konuşmasında (Every Kid Needs a Champion) şu örneği veriyor:
“Bir meslektaşım bir keresinde bana şöyle dedi: ‘Beni çocukları sevmem için işe almıyorlar. Ders anlatmam için işe alıyorlar. Çocuklar öğrenmeli, ben de öğretmeliyim, konu kapanmıştır.’ Ona şöyle dedim: ‘Biliyor musun, çocuklar sevmedikleri insanlardan bir şey öğrenmez.’”
Çünkü bu cümlede herkesin içgüdüsel olarak bildiği ama yeterince konuşmadığı bir gerçek saklıydı.
Eğitim sistemleri yıllardır reformlarla değiştirildi, müfredatlar güncellendi, teknoloji entegrasyonu yapıldı. Ancak bir şey hep göz ardı edildi: İlişkilerin, insan bağlarının ve duygusal desteğin eğitime etkisi.
Pierson’ın dediği gibi:
"Önemli öğrenmeler, önemli ilişkiler olmadan gerçekleşemez."
Öğrenciler ve Öğretmenler Arasındaki Görünmez Bağ
Öğretmen-öğrenci ilişkilerinin öğrenmeye etkisi üzerine yapılan birçok araştırma var. Öğrenciler öğretmenlerine güvendiklerinde, derslere olan ilgileri artıyor, risk almaktan korkmuyorlar ve başarısızlıkla yüzleşmeyi öğreniyorlar.
Bir çalışma, olumlu öğretmen-öğrenci ilişkilerinin, akademik çaba ve özgüveni artırarak başarıya katkı sağladığını gösteriyor (Murray & Malmgren, 2005). Başka bir araştırma ise, öğretmenleriyle iyi ilişkiler kuran öğrencilerin, sınıf arkadaşlarıyla da daha iyi ilişkiler geliştirdiğini ve derslere daha bağlı hale geldiğini ortaya koyuyor (Roorda et al., 2011).
- Bu ne anlama geliyor?
- 📌 Bir öğretmen sadece bilgi aktaran bir figür değil, bir güven kaynağıdır.
- 📌 Öğrenci, öğretmeninin ona inandığını hissettiğinde, kendisine inanmayı öğrenir.
- 📌 Olumlu bir sınıf ortamı yaratıldığında, öğrenciler başarıya daha açık hale gelir.
Bir düşün… Hayatında sana gerçekten inanan bir öğretmenin oldu mu? Belki de hâlâ onun söylediklerini hatırlıyorsun.
İlişkiler ve Büyüme Zihniyeti Arasındaki Bağlantı
Carol Dweck’in büyüme zihniyeti (growth mindset) teorisi, zekânın ve yeteneğin geliştirilebilir olduğunu savunur. Ancak bu sadece bireysel bir süreç değildir. Destekleyici bir çevre, öğrencilerin büyüme zihniyetini benimsemesinde kritik bir rol oynar.
Dweck’in araştırmalarına göre:
- Öğrenciler öğretmenlerinden aldıkları geri bildirimlere göre ya sabit (fixed) ya da gelişim (growth) zihniyeti geliştiriyorlar.
- Eğer bir öğretmen sadece "Sen çok zekisin!" diyerek öğrenciye övgü verirse, öğrenci başarısız olduğunda kendini "zeki olmayan" biri olarak görmeye başlayabilir.
- Ama eğer bir öğretmen "Bu gerçekten zor bir problem ve sen çabaladıkça daha iyi oluyorsun." derse, öğrenci çabanın değerini öğrenir.
Pierson da bunu biliyordu. Sınıfta çok zorlanan bir öğrencisi bir gün sınavdan 20 sorunun 18’ini yanlış yapınca, onun kağıdına "-18" yerine "+2" yazdı ve kocaman bir gülümseme ekledi.
Öğrenci şaşırdı: "Bu bir F değil mi? Neden gülen yüz koydunuz?" Pierson cevapladı: "Çünkü iki doğru yaptın. Hepsini yanlış yapmadın. Ve buradan başlayarak daha iyisini yapabilirsin."
Bunu okuduğun an fark ettin değil mi? İnsan odaklı bir öğretim, yalnızca öğrencinin akademik başarısını değil, özgüvenini ve öğrenme cesaretini de inşa eder.
Eğitimde Şampiyonluk: Her Öğrencinin İhtiyacı Olan Destek
Pierson’ın annesi de bir öğretmendi. Ve annesinin öğrencileriyle kurduğu bağın onların hayatında nasıl bir fark yarattığını kendi gözleriyle gördü.
Annesi, çocukların aç gelmesi durumuna karşı sınıfında peynir, kraker, sabun ve fırça bulunduruyordu. Çünkü biliyordu ki, bir çocuk temel ihtiyaçlarını karşılamadan öğrenmeye odaklanamaz.
Yıllar sonra, o öğrenciler Pierson’ın annesinin cenazesine geldi ve şöyle dedi: "Siz bana kendimi değerli hissettirdiniz. Ve ben sizin sayenizde buradayım."
Bu, eğitimin asıl gücü. Bir çocuğun kendini değerli hissetmesi, onu hayatta güçlü bir birey yapıyor.
Öğretmenler İçin: İlişkileri Güçlendirmenin 3 Yolu
- 1️⃣ İlk önce anlamaya çalış, sonra anlaşılmaya. (Stephen Covey) Öğrenciyi gerçekten anlamaya çalış. Nelerden korkuyor? Hangi konuda kendini yetersiz hissediyor?
- 2️⃣ Hata yapmanın normal olduğunu göster. Öğretmenlerin mükemmel olmaları gerekmiyor. Pierson’ın yaptığı gibi, bir dersi yanlış anlattığında öğrencilere dürüstçe özür dileyen bir öğretmen, hata yapmanın öğrenmenin bir parçası olduğunu gösterir.
- 3️⃣ Onlara güçlü bir kimlik ver. Pierson’ın öğrencilerine her gün söylediği şu sözü düşün: "Ben biriyim. Geldiğimde de biriydim, buradan ayrıldığımda daha iyi biri olacağım."
Bir öğrenciye kendini nasıl tanımlaması gerektiğini öğretirsen, onun hayata bakışını değiştirebilirsin.
Eğitimde Anlamlı Bir Fark Yaratmak
Pierson TED konuşmasını şu sözlerle bitiriyor:
"Her çocuk, asla vazgeçmeyecek bir yetişkine ihtiyaç duyar. Onları anlayan, onlarla bağ kuran ve onlara en iyisini yapmaları için ısrar eden bir yetişkine…"
Bu iş zor mu? Kesinlikle. Ama imkânsız mı? Kesinlikle değil.
Eğitimde gerçek bir fark yaratmak için, öğretmenlerin sadece müfredat anlatan değil, öğrencilerine inanan, onlara şampiyonluk yapan kişiler olması gerekiyor.
Bugün düşün:
Hayatında sana gerçekten inanan bir öğretmen oldu mu?
Eğer öğretmensen, şu an öğrencilerine nasıl bir mesaj veriyorsun?
Ve unutma: Gerçek öğrenme, güçlü ilişkilerle başlar.
Kaynaklar:
- Pierson, R. (2013). Every Kid Needs a Champion. TED Talk.
- Dweck, C. (2006). Mindset: The New Psychology of Success.
- Roorda, D.L., Koomen, H.M., Spilt, J.L., & Oort, F.J. (2011). The influence of affective teacher–student relationships on students’ school engagement and achievement. Review of Educational Research, 81(4), 493-529.
- Blackwell, L.S., Trzesniewski, K.H., & Dweck, C.S. (2007). Implicit theories of intelligence predict achievement across an adolescent transition. Child Development, 78(1), 246-263.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
BEYNİM BİR KAS GİBİ!
📚 Büyüme Zihniyetinizi Geliştirecek En İyi Kitaplar!

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


