Hepimizin en az bir kere yaşadığı o sabahları bilirsiniz… Gözünüzü açarsınız ve içten içe “Bugün kötü bir gün olacak.” dersiniz. Sonra gerçekten kötü geçer.
Ya da bir zorlukla karşılaştığınızda henüz başlamadan “Kesin zorlanacağım.” diye düşünürsünüz ve öyle olur. Bu durum genellikle geleceği doğru tahmin ettiğimizden değil, kendi kendimizi o sonuca hazırladığımızdan kaynaklanır.
Aslında hepimizin farkında olmadan söylediği benzer cümleler vardır:
- “Ben matematik insanı değilim.”
- “Ben bunu öğrenemem.”
- “Bu yaşta çok zor.”
- “Benim tarzım bu değil.”
Bu cümleleri kurduğumuz anda, potansiyelimizi de sınırlandırmış oluruz. Çünkü zihnimiz kendi hikâyesini yaratır ve biz de o hikâyeye göre davranırız.
Henry Ford’un yıllardır dillerden düşmeyen sözü tam da bu noktayı anlatır: “Yapabileceğini düşünüyorsan da haklısın, yapamayacağını düşünüyorsan da.”
Evet, bazen gerçekten gerekli bilgiye veya deneyime sahip olmayabiliriz. Bazen destek, zaman veya kaynak eksik olabilir. Ancak çoğu zaman bizi en çok sınırlayan şey, zihnimizdeki görünmez sınırlar olur.
Psikoloji araştırmaları çok net bir şeyi gösteriyor
Psikoloji araştırmaları çok net bir şeyi gösteriyor: İnançlarımız değişebilir. Ve çoğu kişi, potansiyelini zihnindeki yanlış kabuller yüzünden gerçekleştiremez.
Öğrenme yolculuğunda sık karşılaşılan dört temel yanılgı özellikle dikkat çekiyor:
- Yetenek sabittir, değişmez.
- Öğrenme hızlı ve kolay olmalıdır.
- Başarısızlık zayıflıktır ve kaçınılmalıdır.
- Herkesin “tek bir doğru öğrenme stili” vardır.
Bu dört düşünce, çoğu kişinin yeni şeyler denemesini, zorlandığında sabırlı olmasını veya gelişebileceğine inanmasını engelliyor. Oysa;
- İnsan her yaşta öğrenebilir.
- Zorluklar öğrenmenin doğal ve değerli bir parçasıdır.
- Beceriler çabayla, pratikle ve doğru stratejilerle geliştirilebilir.
- En iyi öğrenme yöntemi, farklı stratejileri harmanlamaktır.
Kısacası potansiyel doğuştan değil, süreç içinde şekillenir.
Bir konuda “iyi” ya da “kötü” olmak, o halin kalıcı olduğu anlamına gelmez. Hepimizin güçlü ve zayıf yönleri var ama bu yönlerin sabit olduğuna inanmak, kendi gelişimimizin önünde en büyük engeldir.
- “Bu gerçekten benim kapasitemle ilgili bir sınır mı, yoksa sadece inandığım bir sınır mı?”
- Çünkü çoğu zaman mesele yetenek değil, zihnimizin bize fısıldadığı yanlış hikâyeleri fark edip değiştirebilmek.
- Ve bu farkındalık, öğrenme yolculuğunda atılacak en güçlü ilk adımdır.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Mindset ile Yeniden Doğmak
Zihinsel İyi Oluş: Öğrenmenin Sessizce Unuttuğumuz Temeli

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


