“Daha çok çabalaman lazım.” Bu cümleyi çocuklara da söylüyoruz, çalışanlara da, hatta kendimize de. Ama kritik bir soruyu çoğu zaman atlıyoruz: Çaba göstermek ne demek? Ve daha önemlisi: Etkili çaba neye benzer?
Çünkü deneyim şunu gösteriyor: Birçok insan denediğini düşünüyor — hatta buna inanıyor — ama nasıl etkili deneneceğini bilmiyor.
Öğrencilerle çalışırken sıkça karşılaştığım bir durum var: Ödev yapılmış görünüyor. Ama aslında yapılmamış. Tahtadan kopyalanmış, arkadaştan alınmış ya da internetten bulunmuş.
Bu noktada kullandığım bir benzetme var: “Bu, bir resmin üzerinden geçmek gibi. Resmi çizmedin; sadece izini sürdün.”
Kopyalamak rahatlatır ama öğretmez. Çünkü öğrenme, başkasının cevabını yazmakla değil, zihnin kendi yolunu açmasıyla olur.
Öğrenciler (ve yetişkinler) bazen zorluklardan kaçınıyor. Bu durum çoğu zaman “isteksizlik” ya da “sabit zihniyet” olarak etiketleniyor. Ama başka bir ihtimal daha var: Etkili çabanın neye benzediğini bilmiyor olabilirler.
Deniyorlar ama işe yaramıyor. Ve şu sonuç çıkıyor: “Demek ki ben bu işi yapabilen biri değilim.” Oysa sorun kimlikte değil, stratejide.
Etkili çaba
Etkili çaba; amaçlıdır, hedeflidir, odaklıdır ve metabilişseldir (kendi düşünme sürecini izlemeyi içerir).
Etkili çaba gösterdiğimizde şunları yaparız: Durur ve düşünürüz, Problem çözeriz, Araştırırız, Deneriz, değiştiririz, Neyin işe yaramadığını fark ederiz, Çözene kadar vazgeçmeyiz.
Ve çözüm geldiğinde şunu hissederiz: “Bunu ben yaptım.” Bu his, motivasyonun en güçlü kaynağıdır.
“Ders çalış”, “Daha çok dene”, “Biraz daha uğraş”... Bunlar gerçek birer yönlendirme değildir. Etkili çaba, öğretilmesi gereken bir beceridir. Okulların, ekiplerin ve ailelerin fark etmeye başladığı şey şu: İnsanlara ne yapacaklarını söylemek yetmez. Nasıl yapacaklarını öğretmek gerekir. Etkili öğrenenler tesadüfen ortaya çıkmaz; onlar strateji bilen insanlardır.
Ne Yapabiliriz? Başlangıç noktası basit ama güçlü:
- Cevabı değil, süreci konuşmak.
- “Doğru mu?” yerine “Nasıl denedin?” diye sormak.
- Hataları sonuç değil, geri bildirim olarak görmek.
- Çabanın türünü görünür kılmak.
İnsanlar ancak şunu fark ettiklerinde öğrenmeye devam ederler: “Zorlandığımda yapabileceğim şeyler var.”
Gelişim zihniyeti, sadece “daha çok çabala” demek değildir; nasıl çabalayacağını öğretmektir. Eğer sınıflarda, ekiplerde ve evlerde öğrenme istiyorsak, etkili çabayı görünür, konuşulur ve öğretilebilir hâle getirmeliyiz.
Çünkü çaba tek başına yetmez. Etkili çaba büyütür.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
"Bana Ne Yapacağımı Söyle" Demek Bir Güvenli Alan mı, Yoksa Bir Hapishane mi?
Mükemmeliyetçilik: Engel mi, Motor mu?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


