Türkiye’de pek çok öğretmen sınıfa girdiğinde aynı cümlelerle karşılaşıyordur:
Yapamam.
Zaten anlamıyorum.
Ben böyleyim.
- “Hocam uğraşmayın, olmuyor.”
- Ve çoğu zaman biz de aynı döngüye giriyoruz: uyarı, motivasyon konuşması, ödül, ceza, veli görüşmesi…
- Bir süre işe yarıyor gibi oluyor.
- Sonra aynı cümleler geri geliyor.
Peki ya sorun davranışta değilse?
Geçici Motivasyon Neden Yetmiyor?
Birçok öğretmen çok şey yapıyor:
- Dersi farklılaştırıyor
- Öğrenciyle birebir ilgileniyor
- Empati kuruyor
- Beklentiyi düşürüyor ya da artırıyor
- Öğrenci o anlık toparlanıyor. Başarıyor. Gurur duyuyor.
- Ama yeni bir zorluk çıktığında tekrar başa dönüyor.
- Çünkü çoğu öğrenci şuna inanıyor: “Ben buyum.” “Değişemem.” “Benden bu kadar.”
İşte bu noktada şunu fark etmek gerekiyor: Davranışı değiştirmeden önce, çocuğun kendisiyle ilgili inancına dokunmak gerekiyor.
Kontrol Etmeye Çalıştıkça Güç Mücadelesi Artıyor
“Sınıf yönetimi” dediğimiz şey çoğu zaman şuna dönüşüyor:
- Sürekli yönlendirme
- Sürekli kontrol
- Sürekli düzeltme
Bu da öğretmeni yorar, öğrenciyi savunmaya geçirir.
Oysa davranış, çoğu zaman bir sonuçtur.
Asıl belirleyici olan şudur: “Bu çocuk kendini nasıl bir öğrenen olarak görüyor?”
Bir Dönüm Noktası: Öğretmeyi Değil, Öğrenmeyi Öğretmek
Bir öğretmen şunu fark ettiğinde her şey değişiyor:
“Ben çocuklara neyi öğreteceğimi anlatıyorum, ama nasıl öğreneceklerini öğretmiyorum.”
İşte burada gelişim zihniyeti (Growth Mindset) devreye giriyor.
Gelișim zihniyeti şunu söylemez:
- “Herkes her şeyi yapabilir.”
- “Her şey kolay.”
Şunu söyler:
- Çaba değerlidir ve başarıyı belirler.
- Zorluk öğrenmenin kaçınılmaz bir parçasıdır.
- Hata öğrenmenin düşmanı değil, yakıtıdır (geri bildirim mekanizmasıdır).
- Yolun tıkandığı yerde başka bir yol vardır.
Öğrenciler İçin Basit Ama Güçlü Bir Metafor
- Bir öğretmen sınıfında öğrenmeyi şöyle anlatıyor:
- “Beynine giden bir yolda engel var. Mesaj doğrudan gidemiyor. Ne olur?”
- Çocuklar cevap veriyor:
- “Üzerinden atlar.” / “Altından geçer.” / “Başka bir yol bulur.”
- Peki daha mı uzun sürer? Evet.
- Ama ulaşır mı? Evet.
- İşte öğrenme budur.
Bu metaforla çocuklar şunu anlıyor: “Yavaş olmam, yetersiz olduğum anlamına gelmez.”
Yeni Bir Dil: Sabit Zihniyeti Gelişim Zihniyetine Dönüştürmek
Öğretmen olarak en kritik rolünüz, öğrencilerin iç sesini değiştirecek geri bildirim dilini kullanmaktır.
Sabit Zihniyet Dili (Kaçınılması Gereken)
- "Çok akıllısın." (Zeka odaklı övgü)
- "Yanlış yaptın, bir daha dene."
- "Neden bu kadar basit bir şeyi anlamıyorsun?"
"Sen zaten hep böylesin."
Gelişim Zihniyeti Dili (Kullanılması Gereken)
- "Bu göreve ne kadar odaklandın!" (Çaba odaklı övgü)
- "Bu hata, şu an nerede tıkandığını gösteriyor. Buradan ne öğrenebiliriz?"
- "Bu, henüz öğrenmediğin bir strateji gerektiriyor. Başka hangi yolu deneyebilirsin?"
- "Şu anki davranışın bir seçim. Hatırla, zorluklar beynimizi büyütür."
Sınıfta zamanla şu cümleler duyulmaya başlıyor:
- “Bu biraz sabit zihniyet oldu, baştan alıyorum.”
- “Bunu başka türlü deneyebilir miyim?”
- “Henüz yapamıyorum.” (Bu kelime, en önemli değişimin göstergesidir.)
Öğretmen artık sürekli uyarmıyor. Çocuklar kendi iç konuşmalarını fark etmeye başlıyor. Ve asıl değişim burada oluyor.
Veli İle Ortaklık: Dönüşüm Evde de Sürmeli
Çocuğun kendisiyle ilgili inancı sadece okulda oluşmaz. Veli görüşmelerini de bu zihniyet üzerine kurmalıyız.
- Veliden Rica: Veliden, sonuçlar (notlar) yerine çabayı, ilerlemeyi ve uygulanan yeni stratejileri övmesini rica edin.
- Örnek Cümle: "Oğlunuzun/kızınızın matematik notu 70, ancak bu dönem ödevlerini ilk kez dört farklı yöntem deneyerek çözdü. Bu deneme ruhu, nottan daha değerlidir."
- Birlikte Öğrenme: Veliyi, hata yaptığında çocuğu eleştirmek yerine, "Ben de o konuyu lisede zorlanarak öğrenmiştim, gel birlikte bakalım" gibi bir yaklaşımla birlikte öğrenen rolüne davet edin.
Bu Sadece Öğrencileri Değil, Öğretmeni de Dönüştürüyor
Bir noktadan sonra öğretmen de şunu fark ediyor:
- Ben de zorlanıyorum.
- Ben de hata yapıyorum.
- Ben de öğreniyorum.
Ve bu farkındalık sınıfa yansıyor. Artık sınıfta “kusursuz olma” baskısı yok. Öğrenen insanlar var.
Yıllar Sonra Gelen Gerçek Geri Bildirim
- Yıllar sonra bir öğrenci gelip şunu söylüyor:
- “O zaman anlattıklarınızı şimdi daha çok kullanıyorum. Gerçekten işe yarıyor.”
- İşte bu cümle şunu hatırlatıyor: Bazen en büyük etki, hemen notlara yansımaz, hemen davranışa yansımaz.
- Ama çocuğun iç sesine yerleşir.
Belki de sınıf yönetimi sorunları, öğrencilerin “disiplinsiz” olmasından değil; kendilerini değişemeyen biri olarak görmelerinden kaynaklanıyordur.
Ve belki de bizim asıl işimiz, davranışı düzeltmekten önce bu inancı dönüştürmektir.
Çünkü: Gelişim, inanmakla başlar; davranışla görünür olur.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
PBIS ile (Olumlu Davranış Destekleri) Öğrenen Bir Kültür Nasıl İnşa Edilir?
Hatalar Öğrenmenin Kapısıdır.

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


